17 Temmuz 2012 Salı

Stres sorunu








Gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yara­lanma veya kişinin fizik bütünlüğüne bir tehdit olayını ya­şama ya da başka birinin ölümüne, ölüm tehdidi altında kalmasına, yaralanmasına veya fizik bütünlüğüne tehdit oluşturan bir olaya tanıklık etmesi ya da ailesinden biri ve­ya başka bir yakınırım beklenmedik ölümünü veya şiddete maruz kalarak öldürülmesini, ölüm ya da yaralanma teh­didi altında kaldığını öğrenmesi gibi kişinin doğrudan ya­şadığı, aşın travmatik bir stres kaynağının ardından bir ta­kım belirtilerin gelişmesidir. Belirtiler üç aydan kısa sürerse akut, uzun sürerse kronik, stres etkenine maruz kalınma­sından altı ay sonra başlarsa geç başlangıçlı olarak adlandınlır. Travmatik olayın şiddeti, süresi ve kişinin olaya yakınlığı böyle bir bozukluk geliştirmeyi belirleyen en önemli etkenlerdir. Toplumsal desteklerin, aile öyküsünün, çocukluk yaşantılarının, kişilik değişkenlerinin ve daha ön­ceden bulunan psikiyatrik bozuklukların PTSB gelişmeyi etkileyebildiğine dair bazı kanıtlar vardır.
Kişi telaşlı ve kaygılıdır. Tepkileri arasında aşın korku, dehşete düşme ya da çaresizlik vardır. Travmatik olay; tekrar tekrar anımsanan sıkıntı veren anılar, sıkıntı veren biçimde rüyada görme, yeniden oluyormuş gibi his­setme yoluyla sürekli olarak yeniden yaşanabilir. Travmayı hatırlatan duygu, düşünce, yer ve kişilerden kaçınma var­dır. Duygulanımda kısıtlılık, insanlardan uzaklaşma ya­bancılaşma hisleri, olaya ait anıların önemli bir yönünü ha­tırlayamama, uyku problemleri, gerginlik, öfke patlamaları, dikkat zorluğu ve aşırı irkilme belirtileri görülebilir. Bir ge­lecekleri kalmadığı duygusunu taşıyabilirler. İşlevsellikle­rinde belirgin bir bozulma görülür.
İlaç tedavisinde minör trankilizanlar (diazepam, alprazolam, vb.), anksiyolitik etkisi de olan antidepresanlar (amitriptilin, citalopram, paroksetin, vb.) kullanılmaktadır. Kişiyi rahatlatacak, gevşetecek, korku ve endişelerini azal­tacak psikoterapötik yaklaşım da çok önemlidir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder